Derneğimizin kültürel faaliyetlerinin bir ürünü olan Milel ve Nihal, inanç, kültür ve mitoloji araştırmaları dergisinin 5. cildinin üçüncü sayısı yayımlandı. Bu sayıda "Göç, Hicret ve Diaspora" konusu incelendi. Oldukça zengin bir muhtevaya sahip olarak Necdet Subaşı'nın sayı editörlüğünde hazırlanan bu sayıya Yasin Aktay, Mehmet Azimli, Kadir Albayrak, Celaleddin Çelik, Mustafa Alıcı, Necmettin Gökkır, Ramazan Adıbelli, Ali Osman Kurt, Hakan Olgun ve Mehmet Alıcı makaleleriyle katkıda bulundular.
Durağanlık ve Hareketlilik Arasındaki Farklılaşmalar
Göç, pek çok sosyologun da üzerinde durduğu gibi birey, grup ya da toplumların nicelik ve niteliklerine bakılmaksızın ister sembolik ister fiziksel olsun kendi sınırlarından kopma çabalarını yansıtır. Her sınır aşımı da giderek başka bir sınırlamaya dahil olmayı ge-rektirir. Bir sınırdan başka bir sınıra geçme ve orada kalıcı olma çabası pek çok etkiyi de harekete geçirir. Böylece göç ve bu bağ-lamdaki eylemlerle insanın coğrafi hareketliliğine ve bu hareketli-liğin yol açtığı bir dizi soruna dikkat çekilmektedir..
“Göç, Hicret ve Diaspora” sorunlarının ele alındığı bu dosyada durağanlık ve hareketlilik arasındaki farklılaşmalara, bu ilişki-sellikle birlikte ortaya çıkan sonuçlara vurgu yapılmaktadır. Tarih-sel tanıklıklarımız, toplumsal ve kültürel hareketliliğin dönüştürü-cü etkisine sık sık vurgu yapılmasına izin vermektedir. İnsanlık tarihinin, içine her zaman göçleri de katan süreçler sayesinde sıkı bir dönüşüm geçirdiğini biliyoruz. Tarihin gelgitleri önemli ölçüde göçlerle gerçekleşiyor; düşüncede, kültürde ve başka toplumsal konularda esaslı kırılmaları, parçalanma ve evrilmeleri tetikleyen asıl unsurlar her zaman göçlerle başlıyor. Yurt edilen mekânlar sadece coğrafyayla sınırlı değildir. Bedenlerimiz kadar düşüncele-rimizin de, fikirlerimiz kadar kültürlerimizin de bir ana yurdu var. Fiziki mekânlar kadar entelektüel ya da dini mekânlar da her huzur arayışında kendine yeni ve kalıcı bir yurt tutmaya çalışmaktadır.