OCAK-HAZİRAN 2017




Current Issue
Archives
Contact us: dergi@milelvenihal.org

Arkeoloji ve Kimlik: Masada Anlatısı

Hkan Olgun

Modern İsrail'in Milli Kimlik Kaynağı Olarak Josephus'un 'Masada' Anlatısı 



Filistin: Arkeoloji adına muhtemelen yeryüzünün herhangi bir yerinden daha fazla günah işlenmiş bir bölgedir. 

Sir Mortimer Wheeler, İngiliz arkeolog, 1956 (1)


Profesyonelinden amatörüne kadar İsrailli arkeologlar, sadece bilgi ve keşfin değil bütün ülkeye dağılmış olan kadim İsrail kalıntılarına dayanarak kendi köklerine dair şüpheleri gidermenin peşindeler.

 Amos Elon, İsrailli gazeteci, 1971 (2)


Kudüs’te İsrail’in Harem-i Şerif’in altında galeriler açtığı ve arkeolojik çalışmalarda bulunduğu uzun süreden beri bilinen bir husustur. Esasen sadece burada değil, İsrail’in elinde tuttuğu geniş bir coğrafyada uzun süreden beribenzer arkeolojik kazılar yaptığı bilinmektedir. Söz konusu coğrafya, İsrailoğulları’nın Yûşa bin Nun önderliğinde ulaştığı dönemden MS. 70’li yılların başına kadar genellikle Yahudi halkının elinde bulunan bir bölgedir. Daha eskiye gidilecek olursa Yahudilik tarihine göre patriark peygamberleri de yaşamlarının önemli bir bölümünü bu coğrafyada geçirmişlerdir. Dolayısıyla günümüzde İsrail ve Filistin halkının yaşadığı toprakların İsrailoğulları’nın tarihine ait çok fazla kalıntı içerdiğinden şüphe yoktur. 

MS. 70 yılında Romalı komutan Titus tarafından kutsal mabedin yıkılıp Yahudilerin diasporaya gönderilmesinden sonra Yahu diler, İsrail devletinin 1948 yılında resmen kuruluşuna kadar bölge üzerinde egemenlik kurabilmiş değillerdir. Bu nedenle, İsrail’in kendi halkının ataları olarak gördüğü patriarkların yaşadığı‚ vatan‛ topraklarından yaklaşık iki bin yıllık bir süre uzak kalışın, Yahudi bilincinde milli aidiyet hissini zaafa uğrattığı genel bir kanaattir. Yahudiler tarihlerinin erken dönemlerinde de bu tür sürgünlere uğramışlardı ancak, örneğin Babil sürgününden dönüş çok da uzun sürmemişti. Buna rağmen Ezra’nın Yahudi münhasır kimliğini onarmak için çok radikal kararlar aldığı, söz gelimi sürgün yıllarında İsrail soyundan olmayan bir kadınla yapılan evliliği sürgün sonrasında geçersiz kılacak kadar etnik kimliği saflaştırmayı hedefleyen uygulamalarda bulunduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla yirmi asır sonra ‚vatan‛ topraklarına geri dönmek, Yahudiler için güçlü bir köken tespiti ve tarihsel/bölgesel devamlılık duygusu oluşturmayı gerekli kılmıştır. Tarihsel bir köken oluşturma projesinin en önemli aracısı ise modern arkeoloji biliminin verileridir. 

Makalenin devamı için tıklayınız.


Hakan Olgun, "Modern İsrail'in Milli Kimlik Kaynağı Olarak Josephus'un 'Masada' Anlatısı", Milel ve Nihal, 10 (1), 2013, ss. 7-39. 


___________________________________________________________________

1 John C. H. Laughlin, Archaeology and the Bible (London: Routledge, 2000), s. 3. 

2 Nadia Abu El-Haj, Facts on the Ground: Archaeological Practice and Territorial Self-Fashioning in Israeli Society (Chicago: University of Chicago Press, 2001), s. 99.